acıtan herşey den bağlanmış tüm zincirleri kopartıyorum yüregimden atıyorum kanatan tüm dikenleri kurtuldum şükür esir en çok kendine esir herşeyden çok şükür
sessiz bir baslık atıyorum şimdi kagida günes doğmadan daha ay koybolmadan ufukta mürekebini dökmeden kalem kagıda türküler söylenmeden tepelerden sessiz bir yazı yazıyrum alnıma vaveyla en cok yaralayan beni en cok kanatan...
kırılgan bir yazı bu kagıdından uzak murekebıne yanmış kayboldum dalgalar kaleme uzanmış sakladığım umutlarımda boğuldu gözyasım dalgada kayboldu kayboldum.... esir insanlardan kurtarmaya calışıyorken kendımı kayboldum... sahılde bır kum...
söyle nerdeyim ben bir bilinmezlikle kıvranıyor zaman derin cizgi ne kalbimi acıtan haberi varmı kimsenin güllerin solduğundan kör bıcak nasıl sevincli bir ekmeği ufaladıgından bu kaçıncı nesterdir yüreğe vurulan
Yoksun varım deme işteÇiçekler taşla ezildğinden berıKalemım kırılıyor dilimdeYoksun varım deme işteBir beyaz yalanla kirletme yokluğunuSen de bitmez bahanelerın bolluğuSözler tutulmadığından beri çiçek açmıyor bahçelerYaprakları...
içbaşimı döndürüyor herşey bunlar musluman ama beni çarmıha gerıyorlarresule döndürüyorum yüzümü haykırıyorumben seni yalnız sen olduğun içinuzun uzun halatlara bağlıyorlar gemıyle kıyı arasına sıkıştırıyorlar bedenimikalbimin...
içBir kardelen çıkmazı benimkisiasi başını çıkartırken kar tanesine vurulupboynundan bükülengüneşi görmek uğrunayapraklarından yanansoğuk soğuk üşüyen yanlarınıkarla ovanne savaştığım karne yandığım güneşne donduğum soğukne üstümden geçen...
içsessiz harfler dilimin ucuna değmeden kalemime takılannefesimi kalbimin atışına dolayangözden inmeyen özden inen bir damla bin damla olanaçmayan bahar çiçekleri kokusuz karanfiller gibitoprağı çatlatan kuruluk...
içParmaklarımın ağırlığı tuşları kanattığından yazamayacaktımAkbabalar leşlerini toplamadığındanKağıtlar kokusunu değiştirdiHangi söz, hangi göz demiri eritirdiAvuçlarında sıkılırken yaralarımKabuk bağlamadığındanYazamayacaktım düşecektim satırlardan Nefesinde sarhoş çığlıkları geceye karıştığındanUykusuz çocuk...
içŞakağına iz düştü zamanEtine battıkça kan kuyusu acıÖlüm tazeliği anlarKül ateşi söndürdüHayal soğuk suda buza yaslandıDalgalar yosunlara tutunur mu?Çığlıkta uyunur mu?Zaman neyi onardıTuzun hiç kurudu...
kuyunun ağzında zafer çığlıkları atıyorgörüyordumfarklı, farklı isimlerle ama değişmeyen cinsiyetiylebiliyordumsadece acıyla karışık bir iç çekişle gülüyordumsinirden ve sancıdan üşüyüpağlıyordumama tırnaklarımı bırakıp çıkacaktımhissediyordumGülmesini, alayını birgünyutturacaktım...